Yaklaşık bir yıl önce Florya’da açtığı ‘Kişiye Özel Kıyafet’ ofisi Avenue’de, gelir düzeyi yüksek hanımları giydiren Aydınlı Grubu’nun gelini Esra Kavurmacı, müşterilerine stil danışmanlığı yapmakla kalmıyor ‘terapistlik’ de yapıyor. 10 yıldır giyim sektörünün içinde olan Kavurmacı, “Eşim erkekleri, ben kadınları giydiriyorum.” diyor. Öyle ki Avenue, kısa bir süre içeresinde özellikle Florya, Yeşilköy ve Bakırköy’de oturan bayanların trend merkezi haline gelmiş. Avenue’nin müşterileri arasında işadamı eşleri çoğunlukta olsa da siyasetçi eşlerinden sanatçılara kadar birçok ünlü bulunuyor. Müşterileri hakkında ‘ser verip sır vermeyen’ Kavurmacı, bu konudaki soruları “Göz önündeki insanlar, açıklamam doğru olmaz.” diyerek geçiştiriyor. Avenue’ye her müşteriyi kabul etmediklerini söyleyen Kavurmacı, “Biz sadece elbise dikmiyoruz. Bir stil oluşturuyoruz. Bu stili taşıyanlar taşıyamayanlar var.” şeklinde konuşuyor. Kavurmacı’nın en büyük yardımcısı eşi Pierre Cardin’in Genel Müdürü Ahmed Said Kavurmacı değil tasarımcı kardeşi Derya Ekinci.
Aute couture, yani kişiye özel kıyafet kavramı Türkiye’de çok yeni. Birçok moda markasının yanında bu kavramın son zamanlarda atağa geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz bir yıldır bu işi yapıyorsunuz?
Buna bir artı on yıl demek daha doğru olur. Butikçilikte kumaş bilgisi çok önemlidir. Benim çok iyi kumaş bilgim var. Kız kardeşimin yardımları da bana güven veriyor. İşimizi küçük çapta devam ettiriyoruz. Çünkü bu iş kişiye özel olduğu için bir hayli zahmetli. Müşterilerimize özel ilgi göstermezsek ürünlerin fabrika üretiminden farkı kalmaz. Biz, birçok müşterimizin elbise dolabına kardeşimle birlikte gidip bakıyor, neyin çıkarılması gerektiği, neyin eklenmesi gerektiğine biz karar veriyoruz. İşte bu, ‘kişiye özel danışmanlık’ demek.
Her müşterinin gardırobına bakıyor musunuz?
Özel danışmanlık hizmeti verdiğimiz müşterilerin elbise dolaplarını inceliyoruz. Bazı müşterilerimiz sadece elbise diktirebiliyor. Danışmanlık hizmeti verdiğimiz müşterilerimizle aramızda sevgi bağının oluşması gerek. Aramızda bir elektrik olmazsa ne yaptığımız işten zevk alırız ne de ortaya güzel bir ürün çıkar.
Müşterilerinizin giyim şekillerine, stillerine de karışıyor musunuz?
Evet. Bazen kırıcı bile olabiliyorum. Bizim çok tesettürlü müşterimiz var. Onların saç modeliyle oynama imkânları olmadıkları için bazen çok cafcaflı şeyler isteyebiliyorlar. Kıyafetlerde desen, motif ve aksesuar kullanmak istiyorlar. Bize göre iyi kumaş ve iyi dikim olayı bitiriyor. Modelin üzerinde, desenlerinde oynamaya gerek yok. Ürün kaliteli bir yerden çıkıyorsa kadın bunu üzerine giydiğinde fark edebiliyor.
Muhafazakâr bayanlar sizce nasıl giyiniyor?
Çok iyi giyinenler var. Bu, biraz da gelir seviyesine bağlı. Kapalı bayanlarda gördüğüm ve beni rahatsız eden şey eşarbın, ayakkabının, çantanın başka marka olması, hepsi başka başka markalar ama iyi markalar.
Markaların farklı olmasına mı karşısınız?
Beni rahatsız eden markaların koca koca logolarının görünmesi. Bu çok görgüsüzce bir şey. Bu durum tesettürün ruhuna aykırı. Ben de marka giyiniyorum ama ayakkabım başka, çantam başka marka değil ve markaların logoları gözükmüyor. Dünyada böyle bir şey yok. Kazağınızın, eşarbınızın ya da çantanızın markası olabilir; ama logolar karşıdakini rahatsız etmemeli.
Muhafazakâr kesim en çok da cafcaflı renkler giydikleri için eleştiriliyorlar. Siz ne tavsiye edersiniz; nasıl giyinsinler?
Renk seçimi önemli. Bana göre eteğin üzerindeki küçük bir ayrıntı şıklık için yeterli. Bu ayrıntılar her yerde kullanılırsa hoş olmaz . Bayanlar için ten ve saç rengine göre giyinmek de çok önemli.
Sizin danışmanlık yaptığınız ünlü kişiler, siyasetçi eşleri var mı?
Var ama müşterilerim söylenmesinden rahatsız olur.
Giyimlerini beğendiğiniz siyasetçi eşleri var mı?
Siyasetçi eşi değil; ama kızı var. Kadir Topbaş’ın kızı Kübra Kavurmacı, benim eltim. Biz giydiriyoruz diye söylemiyorum, ama çok iyi giyiniyor. Bir de Ali Babacan’ın eşi Zeynep Babacan iyi giyiniyor. Göz önünde bulunan bu insanlar, danışmanlık hizmeti almaktan korkmasınlar. Hem Türkiye’de hem de dışarıda bu işi yapanlar var. Ülkemizde birkaç şirket var. Tasarımcılar, modacılar ve bizim gibi sitil danışmanlığı yapanlar var. Özellikle politikacılar buralardan giyiniyor.
Ya politikacılar nasıl giyiniyor?
Kolları uzun ve korkunç giyiniyor. Çok bol giyiniyorlar. Abdullah Gül’ün giyim zevkini beğeniyorum. Kol boyu erkek için çok önemli.
Daha önce bir erkek markası olan Esas’ı oluşturdunuz. Şimdi ise bayanları giydiriyorsunuz. Hangisi daha zor?
Ben zevk aldığım işi yapmak istiyorum. Bayanları giydirmesi zor ama zevkli.
Bayanların zorluğu, kaprislerinden mi ileri geliyor?
Buraya gelen müşterilerin çoğu bizim arkadaşımız. Dışardan da müşterilerimiz var. Tercihimiz, kolay iletişim kurabileceğimiz insanları müşteri olarak kabul etmek. Kapris yapma ihtimali olan müşterileri kabul etmiyoruz. Her parası olan bizden elbise diktiremez. Müşterimizin giyim zevkine inanmamız lazım. Giydirdiğimiz kişiler bizim butiğimizi temsil ediyor.
Neden reklam yapmıyorsunuz?
Ben 12 yıldır bu sektörün içindeyim. Çok iyi reklam ajanslarıyla çalışıp çok paralar harcadım. Reklam tek başına yeterli olmuyor. Bizim reklamımızı müşterilerimiz yapıyor.
Nişantaşı’nda yer açmayı düşünüyor musunuz?
Hayır. Florya’dan çok memnunum. Bahçeli ve ferah bir yer. En yakın üç ay sonrasına iş alıyoruz. Nişantaşı’nda olsam benim farkım kalmaz.
Modaya olan ilginizin sebebi nedir? Böyle bir yer açma fikri kimden geldi?
Bu yerin açılmasında arkadaşlarımın büyük tesiri var. Yıllardır erkek giyimi üzerine çalıştığım için herkesin ortak sorusu ‘Neden kadın giyimine yönelmiyorsun?’ oldu. Ben kişisel zevki olan birisiyim. Bu noktada kendime güveniyorum.
Kadın ya da erkek rengi diye bir ayrım var mı?
Dönemsel renkler vardır. Mesela kadın siyah rengi, erkekse gri rengi çok rahat giyer. Gri rengi kahverengi kemer ve ayakkabıyla kullanabilirsiniz. Kadın siyah rengi her şekilde kombine edebilir. Kahveyle, beyazla, kırmızıyla kombine yapabilir.
Tesettürlü bayanlar en çok hangi tür elbiseleri tercih ediyor?
Günlük kıyafetler ve özel elbiseler dikiyoruz. Bu, ihtiyaçla alâkalı bir durum. Bugünlerde kış mevsiminden dolayı fazla düğün olmuyor. Bu aralar ceket, etek ve gömlek dikiyoruz. Mart ayından itibaren abiye dikiminde hareketlilik başlar.
Muhafazakar bayanların birkaç yıl öncesine kadar fazla alternatifi yoktu. Şimdilerde ise muhafazakar kesimin gelir seviyesinin artmasıyla birlikte alternatif de arttı. Bayanlara ne tavsiye edersiniz, nasıl giyinsinler?
Biraz uyumlu giyinsinler. Çok desenli ve cafcaflı şeylerden uzak dursunlar. Sadelikten yana olsunlar.
Çevrenizdeki bayanlar nasıl giyiniyor?
Benim çevremdeki bayanlar çok şık giyiniyor. Bize her türlü soruyu soruyorlar. Biz aynı zamanda bir terapist gibi hizmet veriyoruz (gülüyorlar), kadınlar bize bütün sırlarını söylüyor. Kadınları buraya geliyor, çay içiyor, dertlerini anlatıp rahatlayarak gidiyorlar. Beyler eşlerini buraya göndersin. Burada her akşam tatlı bir kalabalık oluyor. Hem iş yapıyoruz hem de zevk alıyoruz.
Bir kadının gündelik ve özel günlerde giyebileceği elbisenin fiyatı nedir?
Gündelik elbisenin fiyatı 1.500 ile 2.500 YTL arasında değişiyor. Özel günlerde giyeceği elbisenin fiyatı ise 3.500 YTL civarında.
Kurumsal şirketlere danışmanlık yapıyor musunuz?
Böyle teklifler geliyor. Daha önce Kuveyt Türk Bankası’nın personellerini giydirdik. Çok başarılı ürünler ortaya çıktı. Kurumsal şirketlerle çalışmak çok zor ve zahmetli bir iş. Kuveyt Türk’e 6 ayrı kumaş ve 4 ayrı kıyafet sunduk. Çalışanlar bu alternatifler arasından istediğini seçti. Kurum için kıyafet çok büyük önem taşıyor. Bizim için de iyi para kazandıran bir sektör. Kuveyt Türk, bize ‘Bayan çalışanlarımızın çoğu tesettürlü.’ dedi ve ona göre tasarımlar geliştirmemizi istedi. Kurumları giydirmek zor, ama keyifli bir iş. Kurumun çehresi değişiyor.
Ahmet Said, ne giyeceğini bana danışır
Aydınlı Grup genel itibarıyla erkek markalarını bünyesinde barındırıyor. Siz bir bayan olarak kadın giyimindeki eksikliği gidermeye çalıştınız mı?
Ben rahatına düşkün birisiyim. Ciddi bir şirketin kurallarına uymaktansa rahat çalışmayı seviyorum. Randevu ile çalıştığımız için şirket ciddiyetimiz yok ve bu çok keyif verici.
Ahmet Said Bey’in giyimine karışıyor musunuz?
Tamamen benim giyim zevkime göre giyiniyor.
Kaç takım elbisesi var?
Çok fazla yok. İki ayda dolabındaki bütün kıyafetleri değiştiriyoruz. Onun, ürettiği elbiselerden giymesi gerekiyor. Bizim onunla çok uyuşan bir kalıbımız var. Bu kalıptan aralıklarla ona elbise dikiyoruz.
Hangi markaları tercih ediyor?
Net bir markası yok. Bazen mağazada gezerken beğendiği elbiseyi alıp giyiyor. Fiziği iyi olduğu için elbiseler iyi oturuyor. Biz yine de özel dikimi tercih ediyoruz. İki ayda bir takımları değişiyor. Örneğin 10 takım, 20 gömleği varsa bunlar iki ayda bir değişiyor.
Sabahları şu kravatı tak, şu gömleği giy, diyor musunuz?
Bu aralar kravat takmıyor. Taksa bile ince kravat takıyor. Bu aralar mendil-gömlek kombinasyonu yapıyoruz.
Mendil-gömlek, kravatsız yakışıyor mu?
Bu, dünyada uygulanan bir moda. Ben bile bazen gömlek giyip mendil takıyorum. İyi taşıyan erkeklerde çok iyi duruyor.