|  
  |  
  |  
  |  
  |  
Mayıs 22, 2013
 
 
 
 
 
 
"Hakkımı helal ettim!.."
"Vicdan genişliği" iman, ilim, marifet, muhabbet, mehâfet ve diğergâmlık hisleriyle mamur bir gönlün, engin bir himmetle bütün insanlığı kucaklaması, kalb kapılarını herkese açması, hep affedici, bağışlayıcı, mürüvvetkâr olması ve özellikle de bütün insanların hidayetini dileyip herkesin ebedî mutluluğunu istemesi şeklinde tarif edebileceğimiz bir ruh yüceliğidir.
16 Aralık 2011 /, 0
Kalp hüzünlenir göz yaşarır!..
Gözyaşları, kalb inceliğinin, muhabbet ve merhametin ifadesidir; gönüldeki hüzün, neş'e, hasret, hicran, merhamet ve şefkat gibi duyguların billûr taneler şeklinde dışa vurmasıdır.
28 Ekim 2011 /, 0
Tükenmeyen hazine: İktisat
İktisat; haddi aşmamak, aşırı gitmemek, gereğinden az veya çok harcamaktan kaçınmak, itidal ile hareket etmek ve orta yolu tutmak manalarına gelmektedir.
21 Ekim 2011 /, 0
Gözünden perde kalkmadan O'na yönel
Henüz fırsat varken kendi hür iradesi ile iman etmeyen bir inançsızın, ölüm gelip çattığı ve gözünden perdenin yavaş yavaş kaldırıldığı zaman, İlahî azaba uğrayacağından artık emin olduğu halet-i ye'ste, kendi ihtiyarı ile değil de, korku ve ümitsizlik sâikiyle iman ettiğini söylemesine "iman-ı ye's" denilir.
30 Eylül 2011 /, 0
Evlat hasretiyle yanan gönüller
Mü'minler nazarında aile, toplumun en hayatî bir parçası ve milletin de ilk nüvesidir. Dolayısıyla o, ne bir kuluçka makinesi ne de cismanî arzuların tatmin vasıtasıdır.
 
 
17 Eylül 2011 /, 0
İslam'da uğursuzluk yoktur!..
"Tefe'ül"; bir kısım hadiseleri uğurlu saymak, onları hayırların başlangıcı olarak görmek ve vakıaları iyiye yormak demektir. Bunun zıddı olan "teşe'üm" ise; bazı nesneleri ve hadiseleri uğursuz kabul etmek, olayları şerre yormak ve sürekli kötü ihtimalleri öne çıkarmak manalarına gelmektedir.
 
29 Temmuz 2011 /ZAMAN, İSTANBUL 0
Haneperestlik ve hizmet
"Hâneperest", sıcak yuva ve cıvıl cıvıl çocuklar sebebiyle evine aşırı bağlı olan, hanesindeki huzurun ve rahatın devam etmesi için gerekirse her şeyden vazgeçmeyi göze alan; bazen de rahata düşkünlüğünden dolayı dışarıya hiç adım atmayan, halkın arasına hiç karışmayan ve insanlardan gelebilecek eziyetlerden kaçmak için kendisini adeta dört duvar arasına hapseden insan demektir.
15 Temmuz 2011 /, 0
Aile içinde sevgi asıldır
Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, başta Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin olmak üzere torunlarına ve diğer çocuklara karşı her zaman çok şefkatli davranmış; onları zaman zaman alınlarından ve yanaklarından öpüp sevmiştir.
1 Temmuz 2011 /, 0
İbret alacak kadar yaşıyoruz
Buluğ çağına erdikten sonra ölen her insan için, ibret alacak kadar yaşama süresi gerçekleşmiş demektir. Bir insan yirmi, otuz, kırk, elli... yaşında da ölse, artık o "Düşünüp gerçeği görebileceğin kadar ömür vermedik mi?" itabının muhatabı sayılır.
24 Haziran 2011 /, 0
'Değişme fantezisi'nden uzak durun
İnanan insanlar, sürekli tekâmül peşinde bulunmalı, kalbî ve ruhî hayatları itibarıyla hep "diriliş"ler yaşamalı; fakat aynı zamanda kendi öz değerlerine bağlı, değişme fantezisinden uzak ve durdukları yerde "sabit-kadem" olmalıdırlar.
17 Haziran 2011 /, 0
Hakikatler üslup hatasına kurban edilmemeli
Allah'ın elçileri, evvelâ, Cenâb-ı Hakk'a gönülden inanıp O'nun emirlerine itaat edenlerin nâil olacağı dünyevî ve uhrevî mükâfatları bildirmişlerdir.
10 Haziran 2011 /, 0
İnsaf dinin yarısıdır
Bazen hak, bazen adalet ve bazen de doğruluktan hiç ayrılmama manalarını ifade etmek için kullanılan insaf tabiri, hak iddiasında bulunurken asla başkalarına karşı haksızlık yapmamanın, hatta kendi nefsi için elde etmeyi istediği bir şeyi diğer insanlar için de dilemenin ve gerekirse onlara öncelik tanımanın ve hakkı yerine getirme hususunda ifrat ve tefritten uzak kalarak her zaman dengeli davranmanın unvanıdır.
3 Haziran 2011 /, 0
Mü'minin şikâyete hakkı yoktur
İmtihan dünyasında yaşayan insan, her zaman bir belaya, felakete ve derde mübtela olabilir. Bazen diğer insanlar ve arzî hâdiseler yol vermezler ona; bazen de çeşit çeşit musibetler, altından kalkılmayacak şekilde çetin cereyan eder.
27 Mayıs 2011 /, 0
"Ne gam o gemidekilere ki dümende oturan Sen'sin"
Kur'an hadimleri arasında bir ıstılah olarak kullanılan inâyet tabiri, Cenâb-ı Hakk'ın hususî iltifatıyla gayet ehemmiyetli bir davada istihdam edilmek; iman hizmetinde çoğu zaman hiç beklenmedik nimet ve ihsanlara mazhar kılınmak; en zor zamanlarda ve en kötü şartlarda dahi ihtiyar ve iktidar haricinde bir dest-i gaybî tarafından korunup kollanmak; hatta "Belki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır." (Bakara, 2/216) ayet-i kerimesi sırrınca, zâhiren çok çirkin görünen hadiselerde bile maddî manevî pek büyük semere verecek neticelere ulaştırılmak manalarının bütününü ihtivâ etmektedir.
20 Mayıs 2011 /, 0
Tevbe'nin kendisi en büyük şefaatçidir
Ötede, enbiyâ, evliyâ, asfiyâ ve şühedâ -derecelerine göre- Cenâb-ı Hakk'ın onlara bahşettiği seviyede şefaat edeceklerdir. Ancak, bu mevzuda da zirveyi yine İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhi ekmelüttehaya) tutacaktır.
13 Mayıs 2011 /, 0
Öfke baldan tatlı baldırandan acıdır
Hazreti Ebû Hüreyre'nin (radıyallahu anh) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şunlar ifade edilmektedir: Bir adam Allah Resûlü'ne "Bana nasihat et!" dileğinde bulundu. Resûlullah ona, "Gazaba kapılma, öfkelenme!.." buyurdu. Bunun üzerine, o şahıs, Resûl-ü Ekrem'den tekrar tekrar nasihat etmesini istedi; Sâdık u Masdûk Efendimiz de her defasında ona "Gazaplanma!.." öğüdünü verdi.
6 Mayıs 2011 /, 0
Cennet'in kapılarını açan ameller

İnsanların burada yaptıkları ibadetler, sırtlarına aldıkları mükellefiyetler ve çektikleri sıkıntılar öbür âlemde çok farklı manalara bürünecek ve farklı mahiyetler şeklinde sahibinin karşısına çıkacaktır.

29 Nisan 2011 /, 0
İnanıyorsan bîgâne kalamazsın
Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bütün hayatı boyunca insanlığın içinde bulunduğu maddî-manevî sefalet ve dalâlet karşısında hep ızdıraptan iki büklüm yaşamıştı.
22 Nisan 2011 /, 0
Konuşman hikmet, sükûtun tefekkür olsun
Herhangi bir konuda başı-sonu, hedef ve gayesi belirlenmiş; disiplinli, derin ve sistemli düşünme manasına gelen tefekkür esasında bir peygamberlik mesleğidir.
15 Nisan 2011 /, 0
Devrin çehresini değiştirmek için...
Her Müslüman'ın -derecesine göre- ilim öğrenmesinde zaruret vardır.
1 Nisan 2011 /, 0
Previous Today